← Pandi & Pengu TV🎮 İnkılap Kartları’nda dene

🕊️ Yurtta Sulh, Cihanda Sulh: Atatürk Dönemi Dış Politika

Bölümün metni

Atatürk döneminde Türkiye, dış ilişkilerini barış içinde, görüşme ve antlaşmalarla yürüttü. Bugün Musul’dan Hatay’a bu yolun en önemli duraklarını göreceğiz.

Dış politikanın temel ilkeleri şunlardır: tam bağımsızlık, gerçekçilik, akılcılık, karşılıklılık ve barış. Atatürk bunu “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüyle anlatmıştır.

Musul sorunu Lozan’da çözülemedi ve Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. 5 Haziran 1926’da Ankara Antlaşması ile Musul, Irak’a bırakıldı. Türkiye’ye 25 yıl boyunca bölgenin petrol gelirinin yüzde 10’u verilecekti.

18 Temmuz 1932’de Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne davet edilerek üye oldu. Bu, Türkiye’nin uluslararası saygınlığının arttığını gösterir.

9 Şubat 1934’te Atina’da Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya Balkan Antantı’nı imzaladı. Bulgaristan ve Arnavutluk katılmadı. Amaç, Balkanlarda barışı ve sınırların güvenliğini korumaktı.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlar. 1936’daki Montrö Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu kaldırıldı ve Türkiye, Boğazları savunmak için asker bulundurma hakkı kazandı.

8 Temmuz 1937’de Tahran’daki Sadabat Sarayı’nda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan Sadabat Paktı’nı imzaladı. Amaç, doğu sınırlarının güvenliği ve Orta Doğu’da barıştı.

Hatay sorunu 1936’da başladı. Fransa, Suriye’ye bağımsızlık veren bir antlaşma yapınca Türkiye, Hatay’ın Suriye’ye bırakılmasına karşı çıktı. 1937’de Milletler Cemiyeti Hatay’a ayrı bir statü verdi, 1938’de Hatay Devleti kuruldu. 29 Haziran 1939’da Hatay Meclisi Türkiye’ye katılma kararı aldı.

Özet: 1926’da Musul sorunu Ankara Antlaşması ile sonuçlandı, 1932’de Milletler Cemiyeti’ne üye olduk, 1934’te Balkan Antantı, 1936’da Montrö, 1937’de Sadabat Paktı imzalandı ve 1939’da Hatay anavatana katıldı. Hepsinde yol aynı: barış ve diplomasi. Şimdi İnkılap Kartları’nda dene!