← Pandi & Pengu TV🎮 Dialogue Rush’ta dene

📞 İngilizce: On the Phone (Telefonda)

Bölümün metni

Telefon çalıyor! Telefonda İngilizce konuşmayı öğrenelim. Telefonu açınca şöyle deriz: Hello?

Telefonda kendini tanıtırken this is deriz: Hello, this is Can. Birini istemek için: Can I speak to Efe, please? Daha kibar hâli: May I speak to Efe, please?

Aranan kişi başka odadaysa bekletiriz: Hold on, please. ya da daha rahat: Hang on a minute. Sonra kişi telefona gelir ve kendini tanıtır: Hi, Can! This is Efe.

Aranan kişi yoksa: He’s not here at the moment. Resmî ve kibar hâli: I’m afraid he isn’t available at the moment. I’m afraid maalesef, available müsait demektir.

Aranan kişi yoksa mesaj bırakabilirsin: Can I leave a message? Telefonu açan kişi de cevap verir: Sure. I’ll tell him.

Telefonu açan kişi mesajı alırsa şunu sorar: Can I take a message? Arayan da kibarca bir mesaj söyler: Yes, please. Could you tell him I called?

Mesajı alan kişi bir not yazar. İngilizcede buna memo denir. Notta şunlar olur: To (kime), From (kimden), Time (saat) ve Message (mesaj).

Sonra aramak istersen, o anda verdiğin karar için will kullanırsın: No problem. I’ll call back later. ya da I’ll call you back in ten minutes. I’ll, I will demektir.

Birinden bir şey isterken Could you ...? diye başlarsan çok kibar olursun: Could you speak more slowly, please? Could you say that again, please? Could you ask him to call me back?

Özet: tanıtma this is, isteme Can I speak to ...?, bekletme Hold on, please., yok demek He’s not here at the moment., mesaj Can I take a message?, sonra arama I’ll call back later., kibar rica Could you ...? Şimdi Dialogue Rush’ta dene!