← Pandi & Pengu TV🎮 Tense Time Machine’de dene

⚽ İngilizce: Sports: Play, Go or Do?

Bölümün metni

Bugün sporları İngilizce anlatıyoruz! Futbol oynarız, yüzmeye gideriz, karate yaparız. İngilizcede üç fiil var: play, go ve do.

Top oyunları ve takım sporları için play kullanırız: play football, play basketball, play tennis.

Hareket edilen sporlarda go kullanır, fiile -ing ekleriz: go swimming, go jogging, go skating, go cycling.

Topsuz, kişisel sporlarda ve dövüş sporlarında do kullanırız: do karate, do yoga, do gymnastics.

Hadi ayıralım! Top oyunları play: volleyball, table tennis. Hareketli sporlar go ve -ing: skiing, climbing. Dövüş ve vücut sporları do: judo, weightlifting.

Spor için ekipman (equipment) gerekir: a ball top, a racket raket, a helmet kask, goggles yüzücü gözlüğü, boxing gloves boks eldiveni, skates paten.

Sıklık zarfları bir şeyi ne kadar sık yaptığımızı söyler: never hiç, sometimes bazen, often sık sık, usually genellikle, always her zaman. Fiilden önce gelirler: She often plays tennis.

How often sorusuna sayıyla cevap verebiliriz: once a week haftada bir, twice a week haftada iki, three times a week haftada üç. Dörtten sonrası da aynı: four times a week.

Neyi sevdiğimizi söylemek için like, love, hate kullanırız. Arkasından fiil -ing alır: I love swimming. She likes playing chess. They hate playing in the cold.

Maçı geçmiş zamanla anlatırız: win → won kazandı, lose → lost kaybetti, draw → drew berabere kaldı. Kırmızı takım: We won 3-1. Mavi takım için: They lost.

Özet: top oyunlarında play, hareketli sporlarda go + -ing, karate ve yoga gibi sporlarda do. Sıklık için never, often, always. Maçı geçmiş zamanla anlatırız. Şimdi Tense Time Machine’de dene!